392 kez görüntülendi
Türk Dili ve Edebiyatı kategorisinde ♦ tarafından
♦ tarafından düzenlendi

KİTAP (...) Bir kitabı okurken “ne güzel kitap” deriz, “yazar da tıpkı benim gibi düşünmüş”. Yanlış, şöyle dememiz gerekirdi: “bunu daha önce hiç düşünmemiştim ama, galiba doğru.” Yahut, “Belki şimdi anlayamıyorum, birkaç gün sonra anlarım.” Önce teslimiyet, anlamak cehdi. Sonra hüküm. Yazarın gerçekten değeri varsa, düşüncesini, bir hamlede kavrayamazsınız. Söylemek istediklerini bütünü ile söyleyemez yazar, söylemek de istemez. Gizler, istiarelere başvurur. Güzel sabahları kucaklayan sis gibi güzel eserleri saran bu sis de tabiî. Düşünceye câzip ve parlak bir biçim vermek küçültür düşünceyi. Büyük yazar içinden gelen sesi olduğu gibi haykırandır. Kelimeleri kullanırken avamın hoşuna gidip gitmeyeceğini düşünmez. Derin bir düşünceyi anlamak,o düşünceyi kavradığımız anda derin bir düşünceye sahip olmaktır. Kendi içine, kendi kalbine inmektir. Nesneleri bulutlar arkasından görürüz. Düşünmek bu sisleri yırtarak aydınlığa varmaktır. Yazar düşüncesini yardım olsun diye sunmaz. Bir mükâfattır bu. Lâyık mısınız, değil misiniz? Anlamak ister. Tabiat da öyle değil mi? Altın neden toprağın derinliklerinde? Okurken araştırmaya çıkacağınız maden: yazarın düşüncesi veya niyeti. Araçlarınız: zekâ ve bilgi. Kayayı kıracak, madeni eriteceksiniz. Önce kelimeyi fethedeceksiniz, sonra heceleri, harfleri. Bir aydın yabancı dil bilmese de olur, çok kitap okumasına da ihtiyaç yok. Yeter ki ana dilini gerçekten bilsin. Kelimeleri şecereleriyle tanısın. Asıl olanları adîlerinden ayırsın. Karanlık kelimeler vardır, arılar gibi vızıldayan kelimeler. Taşıdıkları hiçbir düşünce yoktur, kimse tarafından anlaşılmazlar. Ama yine de herkesin ağzındadırlar. Onlar için yaşanır, onlar için ölünür: Hayalimizin rengine bürünürler. Göremeyiz onları, pusudadırlar. Ve bir atılışta parçalar bizi. (…) Büyükler, bayağıları meclislerine kabul etmez. Bayağı, hissetmeyen- dir. Sevmeyen, sezmeyen, anlamayandır. Akıl doğruyu gösterir; iyi ile kö- Metne Dair tüyü ayıran: gönül. Büyük ölülerin dostluğuna, iyi ile kötüyü birbirinden Cemil Meriç, sürekli ayırmak için de koşmalıyız. Gerçek bilgi, disiplinli ve denenmiş bilgidir. öğrenen ve öğrendikGerçek heyecan imtihandan geçmiş bir heyecan. İlk coşkunluklar boştur, lerini akıl süzgecinden aldatıcıdır. Kapıldınız mı uzaklara sürükler sizi. Duygunun asâleti, kuv- geçirip öğretmeye uğvet ve isabetindedir. raşmış bir sanatçıdır. (…) Hayatı anlamadan geçip gidiyoruz. Olgunlaşmak kalbin daha hassas, kanın daha sıcak, zekânın daha işlek, ruhun daha huzurlu olması demek. İçlerinde böyle bir canlılık, böyle bir hayat coşkunluğu duyanlar dünyanın biricik hâkimleridir. Bütün diğer hükümdarlıklar bu saltanatın maddîleşmesi, fakir- leşmesidir: Bir nevi tiyatro krallığı. Gerçek hükümdarlar ebediyen hükümrandırlar. Hazineleri yağma edildikçe zenginleşirler. Meclisten tahıl için kanunlar geçirdiniz. Şimdi başka bir tahıl söz konusu. Daha nefis, daha besleyici bir ekmek sağlayacak, bir tahıl: susam. Bu susam, kapıları açan büyü. Harami mağaralarının kapılarını değil, hükümdar hazinelerinin kapılarını: kitap. Cemil MERİÇ, Bu Ülke METNİ ANLAMA VE ÇÖZÜMLEME 1. Okuduğunuz metinde yazar düşüncelerini hangi açıdan altın madenine benzetmektedir? 2. Metinde geçen “Derin bir düşünceyi anlamak, o düşünceyi kavradığımız anda derin bir düşünceye sahip olmaktır. Kendi içine, kendi kalbine inmektir.” sözünden ne anlıyorsunuz? Açıklayınız. 3. Okuduğunuz metinde deneme türünün hangi özellikleri görülmektedir? 4. Metnin konusu, anlatıcının bakış açısını nasıl etkilemiştir? Açıklayınız. 5. Okuduğunuz metinden yazarın üslup özellikleri hakkında çıkarımlarda bulununuz. 6. Metinde Cemil Meriç’in “dil bilinci” ile ilgili düşünceleri nelerdir? Siz bu konuda neler düşünüyor- sunuz? Açıklayınız. 7. Metindeki anlatım biçimlerini ve düşünceyi geliştirme yollarını bularak aşağıdaki şemalara yazınız. Anlatım Biçimleri :……………………………………… Düşünceyi Geliştirme Yolları: …………………………………………… 8. Okuduğunuz metni makale türüne uyarlamak isterseniz metinde hangi değişikliklerin olabileceğini açıklayınız. DİL BİLGİSİ 1. Okuduğunuz metinde geçen aşağıdaki parçada anlatılmak istenen düşünce nedir? Açıklayınız. Güzel sabahları kucaklayan sis gibi güzel eserleri saran bu sis de tabiî. Düşünceye cazip ve parlak bir biçim vermek küçültür düşünceyi. Büyük yazar içinden gelen sesi olduğu gibi haykırandır. Kelimeleri kullanırken avamın hoşuna gidip gitmeyeceğini düşünmez. Derin bir düşünceyi anlamak, o düşünceyi kavradığımız anda derin bir düşünceye sahip olmaktır. Kendi içine, kendi kalbine inmektir. Nesneleri bulutlar arkasından görürüz. Düşünmek bu sisleri yırtarak aydınlığa varmaktır. 2. Metinde geçen “yazar da tıpkı benim gibi düşünmüş” cümlesindeki tırnak işaretinin kullanım amacını açıklayınız. Metinde bu kullanıma benzer cümleler bularak bu cümlelerin altını çiziniz.

1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
tarafından

Cemil Meriç’in “Bu Ülke” adlı eserinden alıntıladığınız bu metin, okuyucuya derin düşünmeyi ve yazarın niyetini anlamaya yönelik bir yaklaşım sunuyor. İşte sorularınıza yönelik düşüncelerim:

  1. Yazar, düşüncelerini altın madenine benzeterek, değerli fikirlerin yüzeyde kolayca bulunamayacağını, ancak derin araştırma ve çaba ile keşfedilebileceğini vurguluyor. Tıpkı altın gibi, gerçek bilgi ve anlayış da toprağın derinliklerinde gizlidir ve onu bulmak için zeka ve bilgi gibi araçlara ihtiyaç vardır.

  2. “Derin bir düşünceyi anlamak, o düşünceyi kavradığımız anda derin bir düşünceye sahip olmaktır. Kendi içine, kendi kalbine inmektir.” ifadesinden, bir fikri gerçekten anlamanın, onu içselleştirmek ve kendi benliğimizle bütünleştirmek anlamına geldiğini çıkarabiliriz. Bu, sadece zihinsel bir süreç değil, aynı zamanda kişisel bir yolculuktur.

  3. Metinde deneme türünün özellikleri olarak kişisel gözlem, derin düşünce, felsefi yaklaşım ve yazarın kendi iç dünyasına dair yansımalar görülmektedir.

  4. Metnin konusu, yazarın bakış açısını, düşünce ve bilginin değerini vurgulayacak şekilde etkilemiştir. Yazar, okuyucuya bilgiye ulaşmanın zorluğunu ve bu süreçteki kişisel gelişimi aktarmaktadır.

  5. Yazarın üslup özellikleri olarak, ağırbaşlı ve öğretici bir dil, karmaşık cümle yapıları, metafor ve sembol kullanımı, ve okuyucuyu düşünmeye teşvik eden bir anlatım tarzı öne çıkmaktadır.

  6. Cemil Meriç’in “dil bilinci” ile ilgili düşünceleri, dilin derinliğini ve zenginliğini kavramanın önemini vurgular. Kendi düşüncelerime gelince, dilin sadece iletişim aracı olmadığını, aynı zamanda kültür ve düşünceyi şekillendiren bir güç olduğuna inanıyorum.

  7. Anlatım Biçimleri: Betimleme, tartışma, açıklama. Düşünceyi Geliştirme Yolları: Karşılaştırma, örneklendirme, alıntılama, soru-cevap.

  8. Metni makale türüne uyarlamak isterseniz, daha objektif bir dil kullanılabilir, kişisel yansımalar azaltılabilir ve belirli bir tezi desteklemek için kanıtlar ve referanslar eklenerek akademik bir yapı oluşturulabilir.

Dil Bilgisi:

  1. Bu parçada yazar, düşüncenin doğal ve saf halinin önemini vurguluyor. Düşünceye yapay bir cazibe katmanın, onun gerçek değerini küçülteceğini belirtiyor. Büyük yazarın, düşüncesini olduğu gibi ifade ettiğini ve avamın beğenisini düşünmeden derin düşüncelerini paylaştığını söylüyor.

  2. “Yazar da tıpkı benim gibi düşünmüş” cümlesindeki tırnak işaretleri, genellikle bir ironi veya alıntıyı işaret etmek için kullanılır. Bu durumda, okuyucunun yazarla aynı düşüncede olduğunu varsaymasının yanılgılı olduğunu vurgulamak için kullanılmıştır. Metinde bu kullanıma benzer diğer cümleleri bulmak için metni dikkatlice incelemek gerekir.

Onlineodev.com'a hoş geldiniz! Okul derslerinizdeki ödevleriniz ve anlamadığınız konular için aradığınız hızlı ve doğru cevapları burada bulabilirsiniz.

Türkiye Geneli Online Deneme Sınavlarına Katılın.

...