(...)
“Oyun, aktör, sahne, dekor, ışık, kostüm gibi ögelerin bütünselliği ile var olabilen tiyatro, Cumhuriyet’ten önce kadın oyuncu sorununun önemli ölçüde çözülmesine karşın, henüz ulusal nitelik kazanamamıştı. Nurullah Ata’ya (Ataç) göre durumun birincil nedeni, Batı’yı izleme olanağı bulan yazarların uyarlama kolaylığına kaçmalarıydı. Uyarlamacılığın yaratıcılığa ters düştüğü için- gelişime engel olduğunu yazıyordu Ataç. 1926-1927 mevsiminde Darülbedayi’nin yeniden örgütlenmesinden sonra da bu görüşünü sık sık yineleyerek ‘yerli oyun’ gereksinimini vurguladı.
Aslında Ahmet Nuri (Sekizinci), Musahipzâde Celâl, Hüseyin Suat (Yalçın), Halit Fahri
(Ozansoy), Reşat Nuri (Güntekin), Yusuf Ziya (Ortaç) gibi Darülbedayi’nin birinci dönem (1916-1923) çalışmalarında oyunları sergilenen yazarlar, 1923’ten sonra da yeni yapıtlar vermişlerdi. Vedat Nedim (Tör), Vedat Örfi (Bengü), Mahmut Yesari’nin de yapıtları sergilenmeye başlamıştı. Ama ulusal tiyatronun oluşumunda öncülük görevini üstlenenler için sorun devam ediyordu.”
(Şükran Kurdakul, Çağdaş Türk Edebiyatı - 4)
Bu metne göre Cumhuriyet’in ilk yıllarında Türk tiyatrosunun temel sorunu nedir?