89 kez görüntülendi
Türk Dili ve Edebiyatı kategorisinde tarafından

İLÂHÎ

Aşkın aldı benden beni

Bana seni gerek seni

Ben yanarım dün ü günü

Bana seni gerek seni

Ne varlığa sevinirim

Ne yokluğa yerinirim

Aşkın ile avunurum

Bana seni gerek seni

Aşkın âşıklar öldürür

Aşk denizine daldırır

Tecellî ile doldurur

Bana seni gerek seni

Aşkın şarâbından içem

Mecnûn olup dağa düşem

Sensin dün ü gün endişem

Bana seni gerek seni

Sûfilere sohbet gerek

Ahîlere ahret gerek

Mecnûnlara leylâ gerek

Bana seni gerek seni

Eğer beni öldüreler

Külüm göğe savuralar

Toprağım anda çağıra

Bana seni gerek seni

Yûnus’durur benim adım

Gün geldikçe artar odum

İki cihanda maksûdum

Bana seni gerek seni

Yunus Emre

Metin ve Türle İlgili Açıklamalar

Edebiyatın Sanat Akımları ile İlişkisi: İnsanları bir araya getiren, bir arada tutan en önemli etkenler; düşünceler ve inançlardır. Bu düşünceler de düşüncelere inananlar da insanlık geliştikçe gelişmiş ve değişime uğramıştır. Böylece insanlar yeni düşünce sistemlerine, siyasi düşüncelere sahip olmuşlardır. Toplumsal değişmeler baş göstermiş, bilimsel gelişmeler süregelmiştir. Bunların yanı sıra müzik, heykel, resim gibi sanatlarda da sürekli yenilikler, değişiklikler yaşanmıştır. Bu değişim ve gelişmeler, edebiyata yansıyarak edebî ürünler belli bir sanat anlayışı doğrultusunda yazılmış ve oluşturulan bu edebî ürünler, edebiyat ve sanat akımlarını oluşturmuştur.

17. yüzyılda Batı’da etkili olan Aydınlanma Çağı, toplumsal değişmeleri beraberinde getirmiş ve edebiyatı da etkilemiştir. 19. yüzyılda Türk edebiyatını da etkisi altına almış, Tanzimat Dönemi Edebiyatı sanatçısı olan Namık Kemal’in daha önce edebiyatımızda kullanılmayan “hürriyet, millet, adalet, hak” gibi kavramları kullanmasını sağlamıştır.

Toplumsal değişme ve gelişmelerin oluşturduğu ve edebiyatımızın da etkisinde kaldığı bazı akımlarşunlardır: Sebkihindi, yerlileşme (İslam etkisinde gelişen Türk edebiyatı); klasisizm, romantizm, realizm, natüralizm, sembolizm, parnasizm, sürrealizm, fütürizm vb. (Batı edebiyatı akımları)

Okuduğunuz Yunus Emre’ye ait olan şiir ‘ilâhî’ nazım türüyle yazılmış, İslam inancına dayanan tasavvuf anlayışı doğrultusunda söylenmiş ve zamanla bir edebî anlayışa dönüşmüştür.

Metni Anlama ve Çözümleme

1. Okuduğunuz “İlâhî” şiirinde anlamı verilen kelimelerin dışında bilmediklerinizi metindeki bağlamından hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizi sözlükten kontrol ediniz.

2. Şiirin temasını belirleyiniz.

3. Şiirdeki manevi ve evrensel değerleri belirleyiniz.

4. Okuduğunuz şiirde edebiyat, sanat ve fikir anlayışlarının yansımalarını değerlendiriniz.

5. Şiiri tasavvuf yönünden değerlendiriniz.

6. Okuduğunuz şiir ve Yunus Emre hakkında verilen bilgilerden hareketle şiir ve şair arasındaki ilişkiyi değerlendiriniz.

1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
tarafından

1. Metindeki Bilinmeyen Kelimelerin Tahmini ve Sözlük Kontrolü:

  • Şarâb: Şarap anlamında kullanılabilir. Tasavvufta, bu kelime genellikle manevi bir coşkuyu, aşkı veya ilahi sevgiyi ifade etmek için mecaz anlamda kullanılır.
  • Tecellî: Tanrı’nın kendini göstermesi, ilahi ışığın ortaya çıkması anlamında kullanılabilir.
  • Endişe: Kaygı, korku, düşünce olarak tanımlanabilir.

Sözlük Kontrolü:

  • Şarâb: Gerçekten şarap anlamına gelir, ancak tasavvufta mecaz olarak ilahi aşkı veya manevi coşkuyu ifade eder.
  • Tecellî: Tanrı’nın kendini göstermek anlamında kullanılır.
  • Endişe: Kaygı, iç sıkıntısı anlamında kullanılır.

2. Şiirin Teması:

Şiirin teması, tasavvuf anlayışına dayanan ilahi aşk ve Allah sevgisidir. Yunus Emre, şiirinde aşkın kendisini nasıl tükettiğini ve bu aşkın her şeyin üzerinde olduğunu ifade eder. İlahi aşkın her şeyin ötesinde olduğunu ve gerçek huzurun yalnızca bu aşkta bulunabileceğini vurgular.

3. Şiirdeki Manevi ve Evrensel Değerler:

  • Manevi Değerler:

    • İlahi Aşk: Şiir, ilahi aşkın her şeyden daha önemli ve değerli olduğunu ifade eder.
    • Teslimiyet: Aşkın, kişinin kendini teslim etmesini ve yalnızca Allah’a yönelmesini sağladığı vurgulanır.
    • Manevi Zenginlik: Maddi varlıkların ya da yoklukların önemsiz olduğu, manevi zenginliğin ve aşkın her şeyden üstün olduğu belirtilir.
  • Evrensel Değerler:

    • Aşkın Evrenselliği: Aşkın her yerde geçerli ve evrensel bir değer olduğu, her kültürde ve inançta yeri olduğu ifade edilir.
    • İnsanlığın Ortak Arayışı: İlahi aşk ve manevi arayış, insanlığın ortak bir arayışı ve değeridir.

4. Şiirdeki Edebiyat, Sanat ve Fikir Anlayışlarının Yansımaları:

  • Edebiyat ve Sanat: Şiir, tasavvuf edebiyatının bir örneğidir ve ilahi aşkın estetik bir şekilde ifade edilmesini içerir. Yunus Emre'nin kullandığı üslup ve dil, tasavvufi düşünceleri şiirsel bir şekilde yansıtır.
  • Fikir Anlayışı: Tasavvuf anlayışını, ilahi aşkı ve manevi derinliği vurgular. Şiir, aşkın ve manevi değerlerin maddi dünyadan üstün olduğunu savunur.

5. Şiirin Tasavvuf Yönünden Değerlendirilmesi:

Şiir, tasavvufun temel temalarından biri olan ilahi aşkı ve manevi derinliği merkezine alır. Yunus Emre, tasavvufi bir bakış açısıyla Allah’a duyulan aşkı ve bu aşkın insanı nasıl dönüştürdüğünü anlatır. Şiirde kullanılan "aşk" ve "şarâb" gibi terimler, tasavvufta ilahi aşkın ve manevi coşkunun ifade biçimleridir. Şiir, bu manevi deneyimin insanın ruhsal ihtiyaçlarını nasıl karşıladığını ve her şeyin ötesinde olduğunu vurgular.

6. Şiir ve Şair Arasındaki İlişki:

Yunus Emre’nin şiirleri, onun tasavvufi görüşlerini ve ilahi aşka olan derin sevgisini yansıtır. Şiirleri, şairin manevi yolculuğunu ve Allah’a olan bağlılığını ifade eder. Yunus Emre'nin bu şiirlerinde kullandığı dil ve üslup, onun kişisel inançlarını ve tasavvufi düşüncelerini yansıtır. Şair, ilahi aşkı ve manevi zenginliği şiirlerinde somutlaştırır ve okuyucularına bu aşkın evrenselliğini ve önemini aktarır. Bu ilişki, Yunus Emre’nin edebi üretimlerinin derin manevi ve felsefi arka planını anlamak açısından önemlidir.

Onlineodev.com'a hoş geldiniz! Okul derslerinizdeki ödevleriniz ve anlamadığınız konular için aradığınız hızlı ve doğru cevapları burada bulabilirsiniz.

Türkiye Geneli Online Deneme Sınavlarına Katılın.

...