163 kez görüntülendi
Demokrasi ve İnsan Hakları kategorisinde tarafından
Tüm insanların doğuştan özgür ve eşit olduklarını belirten İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, II. Dünya Savaşı sonrasında BM tarafından kabul edilmiştir. Bu belgenin yanı sıra BM, 1979’da Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Uluslararası Sözleşmesi’ni ve 1989’da Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’yi kabul etmiştir.

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ile belirlenen haklara rağmen kadın ve çocuk haklarına yönelik yeni sözleşmeler imzalanmasının nedenleri neler olabilir? Açıklayınız.

1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
tarafından

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, tüm insanların özgür ve eşit doğduğunu belirten önemli bir belgedir, ancak bu belgenin kabulünden sonra bile kadınlar ve çocuklar için belirli haklar ve eşitlik konusunda ciddi zorluklar devam etmiştir. Bu nedenle, kadın ve çocuk haklarına yönelik yeni sözleşmelerin imzalanmasının birkaç önemli nedeni bulunmaktadır:

  1. Kadınların ve Çocukların Ayrımcılığa Uğraması: İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi genel bir çerçeve sunmasına rağmen, kadınlar ve çocuklar, tarihsel olarak ve toplumların bir kısmında, eşitlikten ve haklardan yeterince faydalanamamışlardır. Kadınlar, erkeklerle eşit haklara sahip olamamış, özellikle eğitim, çalışma hayatı, sağlık ve şiddet gibi konularda birçok engelle karşılaşmışlardır. Benzer şekilde, çocuklar da genellikle iş gücü olarak kullanılmakta, eğitim haklarından mahrum kalmakta ve şiddet gibi sorunlarla mücadele etmektedirler. Bu nedenle, onların özel haklarının güvence altına alınması amacıyla yeni sözleşmelere ihtiyaç duyulmuştur.

  2. Kadınların ve Çocukların Özelliklerine Yönelik Gereksinimler: Kadınlar ve çocuklar, toplumsal cinsiyet ve yaşa bağlı olarak özel ihtiyaçlara ve savunmasızlıklara sahiptirler. Bu yüzden, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nde genel olarak tanımlanan hakların ötesinde, bu grupların yaşamlarını güvence altına alacak, ayrımcılıkla mücadele edecek ve onlara özel koruma sağlayacak daha somut düzenlemelere ihtiyaç duyulmuştur.

  3. Sürekli Toplumsal Değişim ve Farkındalık Artışı: Toplumlar zamanla daha fazla farkındalık kazanmış, kadın ve çocuk haklarının korunmasının ne kadar önemli olduğu konusunda uluslararası düzeyde bir bilinç oluşmuştur. Bu bilinçlenme, kadınların ve çocukların özel haklarının ayrı bir çerçevede ele alınmasını ve bu konuda daha ayrıntılı sözleşmelerin yapılmasını gerektirmiştir.

  4. Kadın ve Çocukların Maruz Kaldığı Şiddet ve İstismar: Kadın ve çocuklar, özellikle savaş, yoksulluk, göç ve toplumsal eşitsizlik gibi durumlarda daha fazla şiddet, istismar ve istihdam dışı koşullara maruz kalmaktadırlar. Bu durum, kadın ve çocuk haklarına yönelik özel koruma ve hakları güvence altına alacak ek uluslararası sözleşmelerin kabul edilmesinin gerekliliğini ortaya koymuştur.

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, temel hakları güvence altına almış olsa da, kadınlar ve çocuklar için özel düzenlemelerin yapılması gerektiği, onların toplumsal eşitlik, özgürlük ve güvenlik açısından karşılaştıkları zorluklar nedeniyle ortaya çıkmıştır. Bu nedenle 1979 ve 1989 yıllarında Kadınlara Karşı Ayrımcılığın Önlenmesi ve Çocuk Hakları Sözleşmeleri kabul edilmiştir.


Onlineodev.com'a hoş geldiniz! Okul derslerinizdeki ödevleriniz ve anlamadığınız konular için aradığınız hızlı ve doğru cevapları burada bulabilirsiniz.

Türkiye Geneli Online Deneme Sınavlarına Katılın.

...