1929 Ekonomik Buhranı, dünya genelinde büyük siyasi değişimlere yol açmıştır. Bu kriz, özellikle Amerika Birleşik Devletleri'nde ve Avrupa’da hükümetlerin ekonomiye bakış açısını değiştirmiştir. Serbest piyasa ekonomisine olan güven azalmış, devletin ekonomiye müdahale etmesi gerektiği düşüncesi yaygınlaşmıştır. Örneğin, ABD’de Başkan Franklin D. Roosevelt’in başlattığı New Deal politikaları, devletin ekonomiye daha aktif bir şekilde katılımını sağlamıştır.
Avrupa’da ise ekonomik kriz, halkın mevcut hükümetlere olan güvenini sarsmış ve aşırı uçlardaki siyasi hareketlerin güç kazanmasına neden olmuştur. Almanya’da ekonomik çöküş, Nazi Partisi’nin iktidara gelmesine zemin hazırlamış ve Adolf Hitler’in halkın desteğini alarak yönetimi ele geçirmesine yardımcı olmuştur. Benzer şekilde, İtalya’da faşist rejim güçlenmiş, birçok ülkede otoriter yönetimlerin önü açılmıştır. Ekonomik sıkıntılar, sosyal huzursuzlukları artırmış ve işsizlik oranlarının yükselmesiyle birlikte toplumsal gerilimler de artmıştır.
Ayrıca, buhran sonrası ülkeler arasındaki ekonomik rekabet ve korumacı politikalar, uluslararası ilişkileri de olumsuz etkilemiştir. Devletler, kendi ekonomilerini koruyabilmek için yüksek gümrük vergileri koymuş ve dış ticareti kısıtlamıştır. Bu durum, ülkeler arasındaki iş birliğini zayıflatmış ve nihayetinde II. Dünya Savaşı’nın sebeplerinden biri haline gelmiştir.
1929 Ekonomik Buhranı, dünyada hem ekonomik hem de siyasi büyük değişimlere yol açmış, demokrasinin zayıflamasına ve aşırı ideolojilerin güçlenmesine neden olmuştur. Bu dönemde yaşanan gelişmeler, ilerleyen yıllarda büyük savaşlara ve küresel dengelerin değişmesine zemin hazırlamıştır.