Mustafa Kemal Paşa, İstanbul’un işgali karşısında aldığı tedbirlerle, Milli Mücadele’nin başarılı olabilmesi için ülkenin her köşesinde direnişi örgütlemeyi ve bağımsızlık mücadelesini kararlılıkla sürdürmeyi amaçlamıştır. İstanbul’un işgali, Osmanlı İmparatorluğu’nun fiilen sona erdiğini ve halkın artık kendi kaderini tayin etme zamanının geldiğini gösteriyordu. Mustafa Kemal, bu durumu fırsat bilerek, halkı ve özellikle askerleri bilinçlendirip, işgalcilere karşı organize bir direniş başlatmayı hedeflemiştir.
İlk olarak, İstanbul’daki hükümetin zayıflaması ve işgal güçlerinin baskısı altında, halkın moralini bozmamak için Anadolu’da daha güçlü bir liderlik yapısı oluşturulmasına karar verilmiştir. Bu nedenle, Anadolu’da direnişi başlatmak için çeşitli kongreler düzenlenmiş, Erzurum ve Sivas Kongreleri gibi önemli toplantılarla halkın bağımsızlık için birleşmesi sağlanmıştır. Ayrıca, Mustafa Kemal, İstanbul’daki Osmanlı hükümetinin etkisizliğini görerek, Millî Mücadele’nin kararlarını İstanbul’dan bağımsız olarak almayı tercih etmiş, Ankara’yı Milli Mücadele’nin merkezi olarak belirlemiştir.
Mustafa Kemal, aynı zamanda, ordunun moralini yüksek tutmak ve etkili bir mücadele yürütmek amacıyla Kuvâ-yı Millîye’yi desteklemiş, bu direnişin halktan ve yerel güçlerden alacağı desteği artırmayı planlamıştır. İstanbul’un işgali, onun bu tedbirleri almasının gerekçelerinden biridir; çünkü bu olay, İstanbul’daki yönetim boşluğunu ve işgalci güçlerin halk üzerindeki etkisini pekiştirmiştir. Mustafa Kemal, bu boşluğu doldurmak ve halkın bağımsızlık mücadelesine sahip çıkmasını sağlamak için milliyetçi bir harekete öncülük etmiş ve başarıya ulaşmak için doğru zamanlamayla hareket etmiştir.