"Yüzlerce, belki binlerce senelik zeytin ağaçlarının arasında uzanan, çukur, iki yanı böğürtlen ve kuşburnu dikenleriyle dolu dar yolda ağır ağır yürüyordum."
-
Yürüyordum: Yüklem.
-
Ağır ağır: Nasıl yürüyordum sorusunun cevabı, yani zarf tümleci.
-
Yüzlerce, belki binlerce senelik zeytin ağaçlarının arasında uzanan, çukur, iki yanı böğürtlen ve kuşburnu dikenleriyle dolu dar yolda: Nerede yürüyordum sorusunun cevabı, yani yer tamlayıcısı.
Yani cümlenin sıralanışı: Yer Tamlayıcısı, Zarf Tümleci, Yüklem.
Şimdi şıklara bakıyorum:
-
A) Herkesin övgüyle bahsettiği kasabaya (Yer Tamlayıcısı) hiç tereddüt etmeden (Zarf Tümleci) gittim (Yüklem). Bu şık, bizim bulduğumuz sıralamayla aynı.
-
B) Dudaklarındaki şarkıda (Yer Tamlayıcısı) bulamamış bir aşkın öyküsü (Özne) vardı (Yüklem). Bu farklı.
-
C) Mahalle sakinleri (Özne) geç vakte kadar (Zarf Tümleci) parkta (Yer Tamlayıcısı) otururlardı (Yüklem). Bu da farklı.
-
D) Kitaplarda yer alan bilgiler (Özne) bazen (Zarf Tümleci) insanları (Nesne) yanlış bilgilendirebiliyor (Yüklem). Bu da farklı.
-
E) Barajın açılmasıyla (Zarf Tümleci) tarımla uğraşan köylülerin sulama sorunu (Özne) çözüldü (Yüklem). Bu da farklı.
Bu yüzden doğru cevap A şıkkıdır. Tabi ki bu benim düşüncem. Yani gerisi senin bilgine kalmıştır. Başarılar diliyorum..