Tanzimat edebiyatının ikinci döneminin önemli yazarlarından biri olan Samipaşazade Sezai, 1860 yılında İstanbul'da dünyaya gelmiştir. Abdurrahman Sami Paşa'nın oğlu olan Sezai, babasının Osmanlı paşası olması nedeniyle seçkin bir yaşam sürmüştür. Ailelerinin yaşadığı konakta özel bir eğitim almış ve Evkaf Nezareti Mektubi Kalemi'nde çalışarak abisi Suphi Paşa'nın yanında memur olarak görev yapmıştır. Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde elçilik yapmış, özellikle Londra'da dört yıl bulunarak edebi bilgi ve görgüsünü artırmıştır. İstanbul'a döndükten sonra memuriyetine devam etmiş ve "Sergüzeşt" adlı eserini yayınladıktan sonra Paris'e gitmiştir. Paris'te Jön Türklerle birlikte bulunmuş, İttihat ve Terakki’nin yayımladığı Şura-yı Ümmet gazetesinde II. Abdülhamit'i eleştiren yazılar yazmıştır. II. Meşrutiyet’in ilanından sonra İstanbul’a dönmüş ve 1936 yılında hayatını kaybetmiştir. 1909 yılında Madrid'de büyükelçi olarak görev yapmış, 1921 yılında emekli olarak yurda dönmüştür. Görev yaptığı süre boyunca Fransız ve İngiliz edebiyatlarını yakından takip etmiş ve realist bir yaklaşım benimsemiştir. Batı edebiyatından etkilenerek hikayeler yazmış ve bunları "Küçük Şeyler" adı altında yayımlamıştır. Samipaşazade Sezai, geniş bir yelpazede eserler vermiş olmasına rağmen ününü roman ve öyküleriyle kazanmıştır. "Küçük Şeyler", Türk edebiyatında Batılı tarzda ilk öykü örneklerinden biri olarak kabul edilmektedir.
Eserleri:
-
Sergüzeşt: Çerkez kökenli bir kızın, Kafkaslardan kaçırılıp İstanbul'a satılması ve yaşadığı dramı anlatan realist bir romandır. Eserde, yazarın kendi hayatından izler de görülür. Sezai, Çerkez cariyelerin yaşadığı olumsuz olayları romanında dile getirmiştir. Eser, özgürlük sorununu da Dilber adlı karakter etrafında örtük bir şekilde tartışır. Dilber, çeşitli eziyetler çektikten sonra intihar eder.
-
Küçük Şeyler: Türk edebiyatında Batılı tarzda yazılmış ilk öykü örneklerinden biridir.
-
Şir: Bir tiyatro eseridir.
-
Rümuz’ul Edeb: Edebiyat üzerine bir araştırma kitabıdır.
-
İclal: Mektup ve sohbet tarzında yazılmış bir eserdir.