Dede Korkut, Türk edebiyatının ve kültürünün en önemli figürlerinden biridir. Yarı efsanevi bir bilge, hikaye ve destan anlatıcısı olarak bilinir. Oğuz Türklerinin atası ve dahisi olarak kabul edilen Dede Korkut, Türk destanlarının ilk anlatıcısıdır ve hikayelerinde veli bir kişi olarak karşımıza çıkar. 570 ile 632 yılları arasında yaşadığı tahmin edilen Dede Korkut, Oğuzların Kayı ve Bayat boylarından gelmektedir ve Hz. Muhammed ile aynı dönemde yaşadığı rivayet edilir.
Dede Korkut hikayeleri, İslamiyet öncesi Türk dünyasının kültürünü yansıtan destansı özelliklere sahip halk hikayeleridir. Bu hikayeler, Orta Asya’da şekillenmeye başlamış ve Türklerin Müslüman olmalarından sonra din ve çevre motiflerine göre bazı değişikliklere uğramıştır. Bugün bilinen Dede Korkut Hikayeleri, 15. yüzyılda yazıya geçirilmiş ve günümüze kadar gelmeyi başarmıştır. Eser, bir önsöz ile 12 hikâyeden oluşur ve olağanüstü olaylarla gerçeğe uygun olaylar eserde iç içedir.
Dede Korkut hikayelerinin bazı isimleri şunlardır:
-
Salur Kazan’ın Evi Yağmalaması
-
Dirse Han Oğlu Boğaç Han
-
İç Oğuz’a Taş Oğuz Asi Olup Beyrek Öldüğü
-
Kam Büre Bey Oğlu Bamsı Beyrek
Bu hikayeler, Türklerin tarihine ait rivayetler, han ve beyler hakkında methiyeler, Türk töresine ait pek çok konuyu işler ve Türk edebiyatındaki önemleri büyük olan eserlerdir.