Kanlıca Beyi Oğlu Kan Turalı
Kanlıca Beyi, Oğuzların en yiğit ve en zengin beylerinden biriydi. Onun yüzlerce atı, binlerce koyunu, deve ve sığırı vardı. Ama onun en büyük serveti, oğlu Kan Turalı’ydı. Kan Turalı, babası gibi yiğit, cesur, cömert ve akıllı bir delikanlıydı. Onun gücüne, kılıcına, okuna kimse dayanamazdı. O, Oğuzların gözbebeği, düşmanlarının korkulu rüyasıydı.
Bir gün, Kanlıca Beyi, oğlu Kan Turalı’ya dedi ki:
-
Oğlum, artık evlenmenin zamanı geldi. Senin gibi yiğit bir delikanlıya, güzel ve asil bir gelin bulmalıyız. Senin için en uygun gelini kim olduğunu biliyor musun?
-
Hayır, babacığım. Sen bana söyle.
-
Senin için en uygun gelin, Uçmaç Han’ın kızı Uçmaç Banu’dur. O, Oğuzların en güzel, en akıllı, en asil kızıdır. Hem de Uçmaç Han, bizim akrabamızdır. Sen onunla evlensen, Oğuzların en mutlu çifti olursunuz.
-
Peki, babacığım. Senin dediğin gibi olsun. Ben de Uçmaç Banu’yu istiyorum.
-
Öyleyse, yarın sabah erkenden yola çıkalım. Uçmaç Han’ın obasına gidelim. Ona kızını isteyelim. Bakalım, ne diyecek?
Ertesi sabah, Kanlıca Beyi, oğlu Kan Turalı ve yanlarına aldıkları kırk yiğit, atlarına binip yola çıktılar. Uçmaç Han’ın obasına doğru gittiler. Yolda, bir dere kenarında mola verdiler. Kan Turalı, atından indi. Dereye doğru yürüdü. Bir de ne görsün? Dere kenarında, bir kız oturmuş, saçlarını tarıyordu. Kızın saçları, güneşin altında parlıyordu. Kızın yüzü, ayın on dördü gibiydi. Kızın gözleri, yıldızlar kadar parlaktı. Kızın sesi, bülbülün ötüşü kadar tatlıydı. Kan Turalı, kızı görür görmez, ona vuruldu. Kız da Kan Turalı’yı görünce, ona hayran kaldı. Kan Turalı, kıza yaklaştı. Selam verdi. Kız da selamını aldı. Kan Turalı, kızın adını sordu. Kız, adının Uçmaç Banu olduğunu söyledi. Kan Turalı, çok sevindi. Bu, babasının kendisine istediği kızdı. Kan Turalı, kıza dedi ki:
-
Uçmaç Banu, seni çok beğendim. Seninle evlenmek istiyorum. Baban Uçmaç Han’ın obasına gidiyorum. Ona seni istemeye geliyorum. Benim adım Kan Turalı. Kanlıca Beyi’nin oğluyum. Sen de beni kabul eder misin?
-
Kan Turalı, sen de beni çok beğendin. Seninle evlenmek isterim. Babam Uçmaç Han, senin baban Kanlıca Beyi’yi tanır. Onunla dosttur. Sen de beni kabul ederim.
-
Öyleyse, çok mutluyum. Seni bekliyorum. Babanın obasına gelince, seni alıp götüreceğim. Seninle bir ömür boyu mutlu olacağız.
-
Ben de çok mutluyum. Seni bekliyorum. Babamın obasına gelince, seni seve seve gideceğim. Seninle bir ömür boyu mutlu olacağız.
Kan Turalı, Uçmaç Banu’ya sarıldı. Ona bir öpücük verdi. Sonra atına bindi. Babasının yanına döndü. Babasına, Uçmaç Banu’yu gördüğünü, onunla konuştuğunu, onunla evlenmek istediğini söyledi. Babası da çok sevindi. Oğlunun mutlu olmasını istiyordu. Uçmaç Han’ın obasına vardılar. Uçmaç Han, onları sevinçle karşıladı. Kanlıca Beyi, Uçmaç Han’a kızını istedi. Uçmaç Han da kızını verdi. Kan Turalı ve Uçmaç Banu, düğün yapıp evlendiler. Oğuzların en mutlu çifti oldular. Dede Korkut da onlara hayır duası verdi. Ve bu destansı hikâye de böylece sona erdi.