Farz-ı ayn ve farz-ı kifaye, İslam fıkhında kullanılan iki farklı terimdir ve aralarındaki temel fark, yükümlülüğün kim üzerinde olduğudur.
Farz-ı Ayn: Her Müslümanın bizzat kendisinin yerine getirmesi gereken ibadetleri ifade eder. Örneğin, beş vakit namaz kılmak, ihtiyacından fazlasını ihtiyaç sahiplerine infak etmek, oruç tutmak gibi ibadetler farz-ı ayn kapsamına girer. Eğer bir Müslüman farz-ı ayn olan bir ibadeti yerine getirmezse, bu durum günah kabul edilir.
Farz-ı Kifaye: Müslümanların sadece bir kısmının yerine getirdiği takdirde diğer Müslümanların yükümlülükten kurtulduğu ibadetler için kullanılır. Örneğin, cemaatle birlikte kılınan namazlar (Cuma namazı dışında), cenaze namazı, bayram namazları farz-ı kifaye kapsamına girer. Eğer topluluktan hiç kimse farz-ı kifaye olan bir ibadeti yerine getirmezse, bu durum tüm topluluğa günah olarak yazılır.
Bu nedenle, farz-ı ayn ve farz-ı kifaye arasındaki temel fark, ibadetin yerine getirilmesi gereken kişi veya topluluk üzerindeki yükümlülüktür.