Erzurum Kongresi’nde Mustafa Kemal’in hem kongreye başkan seçilmesi hem de oluşturulan Temsil Heyeti’nin başkanı olması, onun Millî Mücadele’deki liderliğini pekiştiren önemli bir gelişme olmuştur. Bu olay, onun sadece bir asker olarak değil, aynı zamanda siyasi ve halkın güvenini kazanmış bir lider olarak da ön plana çıkmasını sağlamıştır. Mustafa Kemal, kongreye katılmadan önce askerlik görevinden istifa etmiş ve artık yalnızca milletin bir ferdi olarak mücadele ettiğini ilan etmişti. Ancak Erzurum Kongresi’nde aldığı bu görevler, onun artık yalnızca bireysel bir mücadele içinde olmadığını, halk tarafından da lider olarak kabul edildiğini göstermiştir.
Bu seçim, Millî Mücadele’nin Mustafa Kemal’in önderliğinde birleşmesini sağlamış ve ona büyük bir yetki kazandırmıştır. Temsil Heyeti’nin başkanı olarak aldığı kararlar, Anadolu’da işgallere karşı örgütlenmeyi güçlendirmiş ve halkın bağımsızlık mücadelesine olan inancını artırmıştır. Ayrıca, bu gelişme onun ilerleyen süreçte Sivas Kongresi’nde daha geniş bir destek kazanmasını ve ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasına kadar uzanan süreci yönetmesini sağlamıştır. Erzurum Kongresi ve Temsil Heyeti başkanlığı, Mustafa Kemal’i sadece Anadolu’daki direnişin değil, aynı zamanda gelecekte kurulacak yeni devletin de doğal lideri haline getirmiştir.